Özgeçmiş
25 Aralık 1981 tarihinde İstanbul’da doğdu, bir gün sonra nüfusa düştü. Hep kendini otuz yıl önce yaşadı ve öldü saydı. Kentin iki yakasında ilköğretim ve lise hayatını tamamladıktan hemen sonra kendince 1968, duvardaki takvimde 1998 yılında Eskişehir’e yerleşti. İstanbul’a döndüğü zaman Maden Mühendisi olarak yaşamına devam etti. Bir süre seyirci olarak devam ettiği hayatında; kömürü, denizi, ateşi, gökyüzünü izledi. 2004(74) yılında sakladığı yazılarını ve şiirlerini güneş ışığına çıkarmaya karar verdikten sonra Ergin birisine rastladı. 2004 yılından beri iki edebiyat sitesinde düzyazı ve şiirlerine devam ediyor. “Birinci Elden Mevsimsiz” isimli seçki kitabında “Ölü Ebe” isimli şiiriyle katıldı. (Alıntı)
“Siyah bir sebep aranıyor, gidilmeyen zamanlara.
Sadece yüzüne bakıyorum,
Yokuşta tıkamış, kurtarıcı bekleyen bir memleket edasıyla…
Her şeyi bildiğini sandığım yüzüne…” bakıyoruz…
Önceleri “Ağlayan çocuk tablosuyla büyüdü, acısını duvara astı…” şimdi ise “Bayram öncesi boynu bükük çocuk” gibi…
Ama çoğu zaman;
“Kırkikindi yağmurlarını maarifli takvimden öğrenirken
Bir sonbaharın daha geçtiğini gördüm…
Elimde hâlâ bir çift şeytan bacağı, kırılmayı bekleyen.” dedi…
Biz yine de; Son haylazlığıyla yaksa da sandalları, Bakır bir tasa dökse de içini, “Kırılan tırnaklarını saklayabilirsin belki, Soğuktan koruduğun bedeninle kütükten düşeceğin günü beklerken sen”, “Çok büyük bir defter açsan da” yüzümüze… Hiç kimse adını çağırmaz tek kişilik sofraya...
Hâlâ bıçakla açsa da kalemini, yüreğimizin kan ilacı olsa da, Şiirlerinle yüreğimizin çatlaklarını macunladık.
Mevsimsiz Edebiyat Sitesinde yazılarına,
Mevsimsiz Edebiyat Dergisinde Editörlüğüe devam etmektedir.
Geçmiş zamanların birinde “Işıyarak Yok Olan Aktör Erkan Yücel” belgeselinde yapım asistanlığı, Her Şeye Karşın edebiyat dergisinde araştırma yazılarıyla katkı ve edebiyata ilk adımını attığı siir.gen.tr adresinde şiirleriyle dünyaya bir şeyler katmaya çalışmıştır.
Halen İstanbul’da hayatta kalmaya çalışmaktadır.

